Anksiyete

0
588
anksiyete bozukluğu
Anksiyete Bozukluğu Nedir?

Anksiyete Bozukluğu

İnsanların birçoğu günlük yaşantılarında kaygı ve korku hissederler.  Anksiyete bozukluklarında önemli rol oynayan bu iki duygunun bazı yönleri birbirine benzerken bazı yönleri birbirinden farklıdır. Anksiyete bozukluğu diğer bir adıyla kaygı bozukluğu, öngörülen bir problem üzerine kaygı hissetmektir. Buna karşın korku, birden olan olaya karşı verilen tepkidir. Daha iyi anlamak açısından bir örnek verecek olursak, karşısına yılan çıkan bir insan korku hissederken, mezun olduktan sonra işsiz kalma ihtimali olan bir öğrenci kaygı hisseder.

Hem kaygı hem korku sempatik sinir sistemini harekete geçirir yani her ikisinde de vücut uyarılır. Genellikle anksiyetede daha ılımlı bir uyarılma olurken korkuda daha yüksek uyarılma vardır. Örneğin, kaygı duyan bir insan fiziksel enerjisinin azaldığını hisseder ve sürekli gerginlik içindedir. Fakat korku duyan bir insan, çokça terler, hızlı hızlı nefes alıp verir ve her an kaçmaya hazır hisseder.

Korku ve kaygı, kötü olarak nitelendirilmemelidir. Her ikisi de uyumsal süreçler için gerekli duygulardır. Korku ‘kaç veya savaş’ tepkisi için çok önemlidir ve sempatik sistemdeki ani değişiklikleri tetikler, vücudu kaçma veya savaşma tepkisine hazırlar. Doğru durumlarda korku hayat kurtarır. Örneğin, karşısına ayı çıkmış bir adam düşünün. Adam korku duymayıp kaçmak için herhangi bir girişimde bulunmazsa hayatı tehlikeye girer. Bu durumlar için korku duyulması, vücudu kaçmaya hızlı bir şekilde hazırlar ve hayat kurtarır. Fakat bazı anksiyete bozukluklarında, kişiler ortada herhangi bir tehlike olmadan korku hissederler.

Anksiyete Nedir?

Anksiyete gelecekteki olası tehlikeleri fark etmemize ve bunlar üzerine plan yapmamıza yardımcı olan bir duygudur. Anksiyete hissederek olası problemleri önceden görebilir ve bunlardan kaçınma yahut baş etme stratejileri oluşturabiliriz. Yapılan bir laboratuar araştırmasında, az derecede kaygı hisseden insanların performanslarında gelişme görülmüştür. Bu araştırmaya göre, az derecede kaygı hissetmek performans için iyiyken; kaygı hissetmemek bir problemdir ve çok fazla kaygı hissetmek de zararlıdır. Sınava hazırlanan bir öğrenci üzerinden örnek verecek olursak, öğrenci hiç kaygı hissetmezse çalışmaya gerek görmez; az derecede kaygı sınav için yeterli çalışma performansını sağlar; çok fazla kaygı ise çalışmasına engel olur ve çalışsa bile kaygısı yüzünden sınavda başarısız olur.

Anksiyete belirtileri nelerdir?

  1. Kaygılar daha yoğundur
  2. Kaygı daha uzun sürer ve stresli olay geçse bile kaygı ortadan kalkmayabilir
  3. Hayatını kısıtlayan etkileri vardır
  4. Fizyolojik tepkiler ortaya çıkar;
  • çarpıntı hissi
  • ürperme
  • mide bulantısı
  • nefes almada güçlük
  • gaz
  • bağırsaklarda hassasiyet
  • baş dönmesi
  • terleme
  • ateş basması
  • ellerin soğuması
  • ağız kuruluğu

Anskiyete bozukluğu psikiyatrik vakalar arasında en yaygın olan rahatsızlıktır. Dsm 5 Tanı Ölçütleri kitabında ayrılma kaygısı bozukluğu, özgül fobi, sosyal fobi (toplumsal kaygı bozukluğu), panik bozukluğu, agorafobi, yaygın kaygı bozukluğu, maddenin/ilacın yol açtığı kaygı bozukluğu ve seçici konuşmazlık (mutizm) gibi çeşitleri tanımlanmıştır. Aşağıdaki tabloda bazı anksiyete bozukluklarının kısa tanımları verilmiştir:

Spesifik fobiler Gerçek bir tehlike olmadan bir nesneden veya durumdan korkma
Sosyal anksiyete bozukluğu Tanımadığı insanlarla veya toplulukta bulunduğunda hissedilen kaygı
Panik bozukluğu Tekrarlayan panik ataklarla ilgili endişelenme
Agorafobi Anksiyete belirtileri ortaya çıktığında kaçmak veya yardım isteyecek yer bulmada zorluk çekeceği yerlerde bulunma kaygısı
Yaygın kaygı bozukluğu 6 ay boyunca kontrol edilemez endişe durumu

Anksiyete Bozukluğunun Sebepleri Nelerdir?

Tanımında da bahsettiğimiz üzere, anksiyete normal insanların hissedebileceği kaygıdan daha sık ve daha yoğun olan kaygıdır. Peki bu durumun sebepleri nelerdir?

  1. Kişideki kalp hastalıkları, diyabet, tiroit problemleri, hipertiroit, solunum yolu problemleri, astım, madde bağımlılığı ya da yoksunluk, kronik ağrılar ve huzursuz bağırsak sendromu, savaş/kaç mekanizmasını etkileyebilecek nadir tümörler gibi tıbbi problemler anksiyete belirtilerine sebep olabilir.
  2. İkizler üzerinde yapılan araştırmalarda, spesifik fobilerin, sosyal anksiyete bozukluğunun ve genel anksiyete bozukluğunun %20-%40’ının, panik bozukluğunun %50’sinin genetik olabileceği görüldü.
  3. Korku koşullanması da kaygının davranışsal açıdan açıklanmasında önemlidir. Mowrer’in ‘İki Faktör Teorisi’ne göre, kaygının oluşması klasik koşullanma ve edimsel koşullanmanın birleşiminden kaynaklanır. Örneğin, köpek tarafından ısırılan bir çocuk köpekten korkar, yani klasik koşullanmadan dolayı köpek eşittir korkudur. İkinci adımda ise, köpekten kaçma veya köpek olmayan yerde olma davranışı çocukta rahatlık hissine yol açar, bu rahatlık hissi de kaçınma davranışını pekiştirir. Bu kısım da edimsel koşullanmadır.
  4. Gelecek hakkında sürekli kötü düşünme, çevresi üzerinde kontrolü olmama hissi ve çevredeki negatif olaylara daha fazla dikkat etme gibi bilişsel faktörler de anksiyete bozukluğunun gelişmesine sebep olmaktadır.

Anksiyete çeşitleri ve tedavileri için bakınız:

Agorafobi Nedir?

Kaynakça: Kring Ann and Johnson S. Abnormal psychology, 12th edition. Page:174.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz